“Bulgurlu hangi ilçeye bağlıdır” hakkında araştırma yapanlar için hazırlanan bu içerikte önemli noktalara değineceğiz.
Bir Yolculuğun Başladığı O An
Kayseri’de sabahlar her zaman biraz serttir. Hava ister yaz olsun ister kış, insanın yüzüne çarpan bir gerçeklik vardır burada. 25 yaşındayım ve uzun zamandır içimde taşıdığım o “gitme isteği” nihayet beni İstanbul’a sürükledi. Bavulum ağır değildi ama içimdeki duygular sanki taşınamayacak kadar kalabalıktı. Bir yanda umut, bir yanda garip bir tedirginlik… En çok da kendime itiraf edemediğim bir yalnızlık.
Otobüs Kayseri Otogarı’ndan hareket ettiğinde camdan dışarı bakıyordum. Şehrin ışıkları uzaklaşırken içimde bir şeylerin de geride kaldığını hissettim. Not defterimi açtım, her zamanki gibi birkaç cümle yazdım: “Bilmiyorum nereye gidiyorum ama içimde bir yerler sanki oraya çoktan varmış gibi.” O an, yolculuğun sadece fiziksel olmadığını biliyordum.
İstanbul’a İlk Adım ve Kafamın İçindeki Karmaşa
İstanbul’a indiğimde her şey fazlaydı. Sesler fazla, insanlar fazla, trafik fazla… Kayseri’nin sakinliği bir anda uzak bir anıya dönüştü. Bir arkadaşımın evine gitmem gerekiyordu. Adresi telefondan kontrol ederken sadece tek bir kelime gözüme çarptı: Bulgurlu.
O an duraksadım. Sanki basit bir kelime değil de içimde bir boşluğu işaret ediyordu. Haritayı açtım, tekrar tekrar baktım. Ve o soru zihnimin içinde yankılanmaya başladı: Bulgurlu hangi ilçeye bağlıdır?
Bu soru basit bir bilgi arayışı gibi görünüyordu ama benim için bundan fazlasıydı. Çünkü kaybolmuş hissediyordum ve yönümü bulmak istiyordum.
Bulgurlu’ya Giden Yol
Metroya bindiğimde İstanbul’un yeraltı dünyasıyla tanıştım. İnsanlar sessizdi ama herkes bir yere yetişiyordu. Ben ise sadece varmaya çalışıyordum. Bulgurlu ismi zihnimde dönüp duruyordu. Her durakta “burada mı inmeliyim?” diye içimden geçiriyordum.
Sonunda o tabelayı gördüm: Bulgurlu.
İndiğimde hava biraz serindi. Sokaklar dar ama düzenliydi. Binalar birbirine yakın, insanlar ise sanki birbirini uzun zamandır tanıyormuş gibiydi. İçimde garip bir yabancılık hissi vardı ama aynı zamanda tuhaf bir huzur da.
Bir markete girdim ve kasadaki kişiye aynı soruyu sordum, neredeyse refleks gibi:
“Bulgurlu hangi ilçeye bağlıdır?”
Gülümseyerek cevap verdi: “Üsküdar’a bağlı.”
İşte o an her şey yerine oturdu. Üsküdar kelimesi zihnimde bir harita gibi açıldı. Ve Bulgurlu’nun aslında Bulgurlu sınırları içinde olduğunu öğrenmek, içimdeki karmaşayı biraz olsun hafifletti.
Bir Mahallenin İçinde Kendimi Aramak
Bulgurlu sokaklarında yürürken aslında kendimi yürüyormuş gibi hissettim. Her köşe başında başka bir düşünce, her apartman arasında başka bir hatıra beliriyordu.
Kayseri’deyken hayat daha netti. Burada ise her şey biraz flu. Ama belki de sorun bulanıklık değildi; belki de ilk kez bu kadar geniş bir dünyayı görüyordum.
Bir banka oturdum. Çantamı yanıma bıraktım. Telefonu çıkardım ama bir süre hiçbir şey yapmadım. Sadece insanları izledim. Yaşlı bir amca torunuyla konuşuyordu. Genç bir çift tartışıyordu. Bir kadın elinde poşetlerle hızlı hızlı yürüyordu.
Ve ben o an şunu hissettim: Burada herkes bir hikâye taşıyor.
İçimdeki Yalnızlık ve Küçük Bir Umut Kıvılcımı
Tavsiye Ettiğimiz İçerik: Birinci teşrîn hangi aydır ?
Yalnızlık her zaman kötü değildir. Bunu ilk kez o gün anladım. Çünkü yalnızlık bazen insanı kendine yaklaştırır. Ben de kendi içime doğru çekiliyordum.
Defterimi tekrar açtım ve yazdım: “Bilmiyorum bu şehir beni neye dönüştürecek ama içimde bir şey değişiyor.”
Bulgurlu’nun hangi ilçeye bağlı olduğunu öğrenmek bile bana küçük bir rahatlama vermişti. Çünkü bazen insan büyük sorulara değil, küçük cevaplara ihtiyaç duyar.
Geçmişle Bugün Arasında Bir Köprü
Kayseri’yi düşündüm. Evimizin önündeki o dar sokakları, sabahları fırından gelen sıcak ekmek kokusunu… Annemin sessizce kahve yapışını…
Sonra tekrar Bulgurlu’ya döndüm. Burada ise bambaşka bir ritim vardı. Ama ikisi arasında görünmez bir köprü kuruldu içimde.
Belki de mesele şehir değildi. Belki de mesele, insanın kendi içinde taşıdığı boşluktu.
Bulgurlu’da yürürken bu boşluğun tamamen dolmayacağını ama şekil değiştireceğini hissettim. Ve bu düşünce bile beni şaşırtacak kadar rahatlattı.
Bir Cevabın Bıraktığı Etki
“Bulgurlu hangi ilçeye bağlıdır?” sorusunun cevabı aslında çok basitti: Üsküdar.
Ama bazen basit cevaplar, karmaşık duyguların kapısını açar. Benim için de öyle oldu.
O cevabı öğrendiğim anda sanki sadece bir mahalleyi değil, aynı zamanda kendime giden yolu da anlamaya başlamıştım.
Gecenin İçinde Sessiz Bir Farkındalık
Akşam olduğunda sokak lambaları yandı. Bulgurlu artık daha sessizdi. İnsanlar evlerine çekilmişti. Şehir bir anlığına nefes alıyordu.
Ben hâlâ dışarıdaydım.
Soğuk hafifçe yüzüme vururken içimde garip bir huzur vardı. Kaybolmuş hissetmiyordum artık. Belki de ilk kez gerçekten bulunduğum yerdeydim.
Defterime son bir şey yazdım:
“Bazen bir yerin hangi ilçeye bağlı olduğunu öğrenmek, aslında insanın kendini hangi hayata bağladığını fark etmesi gibi.”
Dönüşmeyen Değil, Dönüşen Bir Yolculuk
Bulgurlu’dan ayrılmadım hemen. Bir süre daha sokaklarda dolaştım. Her adımda içimdeki düşünceler biraz daha netleşti.
Kayseri’den çıkarken taşıdığım o karmaşa yavaş yavaş yerini daha sakin bir kabullenişe bırakıyordu. Hayatın her zaman net cevaplar vermediğini ama yine de ilerlemeye devam ettiğini anlamaya başlamıştım.
Bulgurlu, bana sadece bir mahalle ismini değil, aynı zamanda kendi iç sesimi de hatırlatmıştı.
Ve belki de en önemlisi, basit bir sorunun bile insanın içinde büyük bir yolculuğu başlatabileceğini göstermişti.